Sanat Sanatsal Bir şey midir?

Sanatın sanatsal bir şey olmasını istiyorum. Daha doğrusu sanatı mitleştirmek, mistikleştirmek istiyorum. Karşısında heyecandan titreyeceğim, Tanrının ve insan olarak yaratılmanın dayanılmaz yüceliğini, hazzını tatmak istiyorum. Öylesine muhteşem işler görmek ve becerebilmek istiyorum ki bakarken ve yaparken, eserin beni yaşadığım düzlemden ilahi bir tokatla fırlatıp atmasını, böylece hayalimdeki o imkansız kaçışı yaşayabilmeyi istiyorum.

Belki küçük bir çocukken kurşun kalem ve bir dosya kağıdı benim en önemli oyuncaklarımdılar ama şimdi durum eskisi gibi değil. Bir türlü sıradan bir kalemin kıvraklığıyla kullanamadığım bilgisayar faresinin kablosu boynuma dolanmış, sekize birlik su-sülfürik asit karışımı genzimi ağır ağır yakmakta. Çizdiğim ve boyadığım hiçbir şey bana eski maceraların tadını vermiyor. Artık sabit gelirli bir vatandaş olduğuma şükredip gençlik heyecanımın taze yasını tutuyorum.

Nerde yitirdim resim yapma tutkumu? Nerede kaybettim sanattan aldığım hazzı?

Eğitim sanatın romantizmini öldürüyor. Maddenin doğasını, uygulama yöntemlerini, görme biçimlerini öğrendikten sonra sanatın gizemi kalmıyor. Sanatla ilgili, sanata bağlı olan her şey küçük bir şaşırtmaca oyununa dönüşüyor. Tuval, ahşap bir çerçevenin üzerine gerilmiş amerikan kumaşı; astar, bu kumaşın üzerine sıvanmış beyaz alçı; renk, akrilik bağ dokusu ile yanyana duran pigment parçacıklarına dönüşüyor. Çizgi bir yanılsama, estetik ise gün begün kuralları değişen bir satranç maçı...

Korkut Öztekin

Comments

borgakanturk said…
bu yazdıkların cok guzel. Sanatin sanat olmasi durumu. O 'umut' bence onemli uzerinde durulmasi gereken yari kayip bir umut.Bu durumu, biraz klise ama ben, Star Wars a new hope daki jedi force a yakin buluyorum. Sanatcinin gunumuz sosyal agi icerisindeki 'anindalikli' ve 'cabukluk' zorunlugu ve bunun otesinde onlardan kolay okunabilirligin beklenilmesi karsisinda yetenek ve inanc ile yapilmis sanata inanan eski dinden birer 'jedi' olmak gibi... force be with you