American Gods Birinci Bölüm Üzerine Düşünceler

American God's "Spoiler Alert" eğer hevesiniz kaçsın istemiyorsanız bundan sonrasını lütfen okumayın. Eğer umrunuzda değilse , benim de umrumda değil devam edin lütfen. Bu noktadan sonra American Gods Amazon Prime Video tv serisini bir edebiyat uyarlaması olarak olarak kabul etmek lazım. Yakın çevremin çok iyi bildiği gibi, benim en çok sevdiğim ve takip ettiğim çağdaş yazarlardan biri olan Neil Gaiman'ın 2000'de kaleme aldığı American Gods adlı sembolik romanı, daha önce seksenlerde yazdığı ve ona sadık bir okuyucu kitlesi ile birlikte haklı bir ün kazandıran Sandman adlı grafik roman serisinin bir uyarlaması olarak kabul ediyorum. Bunu ben yapıyorum, siz yapmak zorunda değilsiniz. Ancak her iki eser de inanç, ibadet, değişim ve ölümle ile başa çıkmak gibi kavramları benzer bir biçimde ziyaret ettiği için benim adıma durum böyle gelişiyor. Neil Gaiman, ne yazık ki hak ettiği ekran uyarlamalarına henüz sahip olmayan ve Smoke and Mirrors adlı öykü antalojisinde bu duruma alaycı bir tavırla değinen bir yazar. American Gods da aslında Gaiman'ın uzun sayılabilecek bir çizgi roman yazarlığı kariyerinden sonra kaleme aldığı ilk uzun düz yazı kurgu metin. Pek çok Gaiman fanı gibi ben de yazarın Sandman veya American Gods ya da Neverwhere ve Stardust gibi eserlerinin ekran uyarlamaları olsun istiyoruz. Neverwhere'in melek Islington'u "Doctor Who" Peter Capaldi'nin canlandırdığı seksenlerden kalma bir BBC dizisi uyarlaması ve yaşı yeten çoğunuzun bildiği gibi R. De Nero'nun gay bir hava gemisi kaptanını canlandırdığı ve Michelle Pfeiffer dışında (bence) çok ilgi çekecek yanı bulunmayan ve konu materyali ile çok da alakası olmayan bir sinema uyarlaması mevcut. Neyse bu hususta yeter konuştuk. Prime dizisinin ilk bölümüne gelirsek eğer; Oyuncuların seçimi beklediğim gibi değildi ancak sonuç nedense beni hiç üzmedi. Ben romanı okurken Mr. Wednesday'ı Robert Duval olarak hayal etmiştim. Ona en yakın en iyi şey ise herhalde Ian McShane olsa gerek. Tabii dizinin gelişimine ve izleyici tepkisine bağlı ama canlandırdığı bu ikonik karakterle birlikte McShane unutulmazlık şansını yakalamış olabilir. Shadow'un beyaz ya da siyah olduğuna dair her hangi bir ibare yok romanda; sadece "Dark" yani esmer bir adam olduğunu biliyoruz. Esmerlik durumu yoruma açık bir mevzu yaratıyor. Ben bu yorumundan çok memnun kaldım. Bu karakter için bir melez oyuncu seçilmesi çok akıllıca bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Ricky Wittle, sıradışı fiziği ile geleceği parlak bir oyuncu. Özellikle Low Key karakterini canlandıran aktör o kadar yakındı ki hayalini kurduğum karaktere, açıkçası bana dizi yaratıcılarından çok uzak bir noktada düşünmediğimi hissettirdi. Ancak dizinin bu ilk bölümünde görsel metaforları ve özel efektleri fazla buldum. Bu fantastik bir öykü; yani bildiğimiz gerçekliğin kırıldığı, alışıldık fizik kurallarının yerle bir olduğu tekinsiz ve doğa üstü bir dünyaya yavaş yavaş giriş yapıyoruz. Shadow'un gördüğü rüyalar veya karşılaştığı yarı tanrılar, mitolojik, dini karakterler beraberinde bir tekinsizlik hissi hatta terör duygusu yaratmalıydı. Ben American Gods'ı okurken zaman zaman bir korku romanı okuduğum hissine kapılmıştım. Çarpıcı, grafik ve tekinsiz bir atmosferi vardı. Gaiman'ı uyarlayanlar, yazarın Emir Kusturica gibi epik kreşendolar yaşatan ve kendini alaya alsa da hep ciddi olduğunu hissettiren bir yazar olduğunu unutuyorlar bence. Ben bu uyarlamayı eksik bulmuyorum ancak daha renkli ve daha canlı olduğunu düşünüyorum. Bir de hikayeyi anlatırken izlediği tempoya bakılırsa eğer, epey bir uzun süre birlikteyiz demektir. Dolayısıyla bunu da o kadar da kötü bulmuyorum. Kısaca düşüncelerimi şöyle özetleyebilirim; 1- İyi oyuncu seçimi ve iyi oyunculuk... 2- Görselliği zengin bir yapım... 3- Konu materyaline oldukça sadık kalmaya çalışan ancak yavaş tempolu bir anlatı... 4- Zor bir konuya yumuşak bir yorum... 5-Şiddet sahneleri ve fantastik sahneler korkunç veya tüyler ürpertici görünmüyor, ilginç ve sıradan, hatta bazen komik görünüyor. Ancak bu sahneler, metni doğru betimlerken ruhunu aktarmıyorlar.

Comments